Netinkurdu
http://img137.imageshack.us/img137/3183/66475087.png

Sitemize Kayıt Olmanız 2 Dk'nızı Almaz! Lütfen Sitemize Kayıt Olun ve Üye Olmanın Faydalarından Sizde Yararlanın!

http://img15.imageshack.us/img15/1956/girisjk.png http://img62.imageshack.us/img62/7130/kayitg.png
Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
Öğretici Konular Ara...
Sorularınızın Cevaplarını daha kolay bulabilmek için bu arama yerini kullanabilirsiniz !



Görünüm olarak :



Istatistikler
Toplam 27 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: thunders61

Kullanıcılarımız toplam 345 mesaj attılar bunda 264 konu
En son konular
»  Çanakkale Zaferi
Perş. Ara. 13, 2012 5:27 pm tarafından Leonidas*

» Cumhuriyet'in İlanı
Perş. Ara. 13, 2012 5:26 pm tarafından Leonidas*

» Dünyada İlk Kurulan 100 İnternet Sitesi
Perş. Ara. 13, 2012 5:09 pm tarafından Leonidas*

» Need For Speed Underground 2 Full
Perş. Ara. 13, 2012 5:08 pm tarafından repci869

» Google Kadar İyi Arama Motorları
Perş. Ara. 13, 2012 5:08 pm tarafından Leonidas*

» Test Drive Unlimited 2 Full
Perş. Ara. 13, 2012 5:06 pm tarafından repci869

» 2011′de Google’da En Çok Aranan Kelimeler..
Perş. Ara. 13, 2012 5:06 pm tarafından Leonidas*

» Counter Strike v1.8 Full
Perş. Ara. 13, 2012 5:05 pm tarafından repci869

» Bor'la Çalışan Araba Üretildi
Perş. Ara. 13, 2012 5:05 pm tarafından Leonidas*

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 98 kişi Salı Ağus. 01, 2017 11:31 am tarihinde online oldu.
Haftanın en aktif yollayıcıları


Çanakkale 17 Şehitler Diyarı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Çanakkale 17 Şehitler Diyarı

Mesaj tarafından Leonidas* Bir C.tesi Mayıs 12, 2012 11:38 am

ÇANAKKALE MEHMETÇİK ABİDESİ :

Anıt tüm ÇANAKKALE Şehitleri adına
dikilmiştir. Eski hisarlık sırtında Ömer Kaptan tepesi üzerindedir.
Üniversite gençliğinin ön ayak olmasıyla, bütün Türk Milletinin
yardımıyla yapılmıştır. Morto Limanı ile Çanakkale Boğazının girişi
arasındadır. Anıtların en görkemlisidir. Anıt 41.7 m. yüksekliktedir.
Temeli 19 NİSAN 1954’te atılmış. 21 AĞUSTOS 1960 tarihinde açılmıştır.
İnşaat 6,5 yıl sürmüştür. Ayakları 10’ar metre aralıklıdır. 30x30
metrelik bir onur holü vardır. Ayak ölçüleri 7,5x7,5 metredir. Anıt
tümü ile 625 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Abide ayakları
üzerinde bulunan rölyefler 27 Kasım 1999 tarihinde Kültür Bakanı
tarafından yaptırılarak açılmıştır.

İyi bir ışıklandırma sistemi
yapılmıştır. Bahçesindeki bayrak direği 25 metre yükseklikte,
yekpare bronzdan olup (pirinç) Anıtkabir’dekinin eşidir. Amerika’da
yaşayan soydaşımız Nazmi CELAL (William JOHNSON olarak da bilinir.)
tarafından hediye edilmiştir.


AKBAŞ ŞEHİTLİĞİ :
Eceabat’a 12 km., Gelibolu’ya 34 km. mesafede ve yol
üzerindedir. 1000 m. kareden fazla yüzeyi kapsamaktadır. İçinde
kesme taştan yapılmış 5 m. yükseklikte bir abide vardır. 1915-1918
Çanakkale Şehitleri adına 1945 yılında yapılmıştır. 27 Kasım 1999
tarihinde Kültür Bakanı tarafından Abide Anıtı yaptırılmış ve
Şehitlik yeniden restorasyonu yapılıp açılmıştır.

AKBAŞ BASKINI :
Çanakkale Kara Savaşlarında, 25 NİSAN 1915 tarihinde,
Arıburnu ve Anafartalar mıntıkasında ağır yaralanan askerlerimizi,
İstanbul’da hastane haline getirilen Selimiye Kışlasına götürmek
üzere Akbaş İskelesinde bekleyen “Halep” adlı gemi, İngilizler
tarafından batırılmış: Geminin personeliyle beraber ağır yaralı 200
Türk askeri şehit düşmüştür. Şehitler kanlı elbiseleriyle toplu olarak
buraya gömülmüştür. Vatan için canlarını veren aziz şehitlerimizin
ruhu şad olsun.

BİGALI KÖYÜNDE ATATÜRK EVİ :
1 ŞUBAT 1915’de Tekirdağ’da kurulmaya başlanan 19 ncu
P.Tümen Komutanlığı’na atanan Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, Tümenin
kurulmasından sonra ordu ihtiyatı olarak 25 ŞUBAT 1915’de Eceabat’a
(Mydos’a), daha sonra da MART 1915’de Bigalı bölgesine geldi.
Zamanın köy muhtarına ait olana bu binayı Tümen Karargahı olarak
kullandı. 25 NİSAN 1915’de Arıburnu’na çıkarma yapılıncaya kadar Tümen
karargahı bu binada çalışmıştır.


KUMKÖY ŞEHİTLİĞİ :
Çanakkale muharebeleri sırasında Kumköy’de ikmal tesisleri
bulunuyordu. Buradaki bir kuyu civarında askerler çamaşırlarını
yıkarken uçaktan atılan bomba ile 72 er şehit olmuştur.

Kumköy göletinin üzerinden geçtikten
sonra sağ tarafa selvi ağaçları ile çevrili şehitlik görülmektedir.
Bugün hala kuyu mevcut ise de bombanın açtığı büyük çukur artık
kapanmak üzeredir.

1918 yılında 95 metre karelik bir
alanda (19 x 5 metre) 72 şehit mezarı yapılmıştır. Kitabesinde eski
Türkçe olarak; “Şehitler Mezarı 1331” yazılıdır. Kitabe yerinden
sökülmüş durumdadır. Şehitlik yıpranmış ve köy mezarlığı görünümü
almıştır.


ANZAK KOYU :
18 Mart 1985 tarihinde Türk, Avustralya ve Yeni Zelanda
Hükümetleri birer bildiri yayınladılar. Bu bildirilere göre:

a) Türk hükümeti, GELİBOLU'da Anzak
çıkarmasının yapıldığı Küçük Arıburnu ile Büyük Arıburnu arasındaki
koya ANZAK KOYU (Anzac Cove) adı verilmesi ve burada Anzakların
hatırasına, ATATÜRK'ün Anzaklar için 1934'te söylediği sözlerin
Türkçe ve İngilizce metinlerinin yer alacağı bir Anıt-Kitabe dikilmesi
hususunda karar alıyordu.

b) Avustralya hükümeti Avustralya
Savaşı Anıtı yakınındaki Cambell civarında bulunan Canberra'da
ATATÜRK'ün Anıt Bahçesi kurulmasına, buraya dikilecek anıtta
ATATÜRK'ün GELİBOLU'da savaşan ve burada hayatlarını kaybeden askerlere
ilişkin sözlerinin bulunmasına, anıtta ayrıca ATATÜRK'ün kabartma
bir heykelinin de yer almasına; Burley Griffin Gölü'nün kuzey
kıyılarının bir kesimine “GELİBOLU SAHİLİ” adının verilmesine karar
veriyordu. Bu kararda:

“GELİBOLU ADI, AVUSTRALYALILARA,
KAHRAMAN VE KARARLI DÜŞMANA KARŞI TAM BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE MİLLİ
DUYGULARIMIZIN DOĞMASINA NEDEN OLAN BU FECİ ÇARPIŞMALARI DAİMA
HATIRLATACAKTIR."

Buna ilaveten, Batı Avustralya
Hükümeti de Albany Limanı girişine “ATATÜRK” adını verme kararı
aldı. Çünkü, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı grupları taşıyan “King
George Sound” gemisi, Anzak Koyuna doğru bir limandan hareket
etmişti ve askerlerin bir çoğu için bu Avustralya'yı son görüşleri
olmuştu.

c) Yeni Zelanda Başbakanı ise basına
şu açıklamayı yapıyordu : “ Yeni Zelanda Wellington Limanı girişi
yakınlarındaki tanınmış bir alanı, modern Türkiye'nin kurucusu ve
ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün anısına, Wellington Şehir
Konseyi'nin izni ile isimlendirilecektir. “Taraki Koyu” ndaki
kumsalın bir bölümünü de içine alacak olan bu saha ATATÜRK'ün anısına
isimlendirilecek ve buraya uygun bir anıt dikilecektir.

Wellington Limanı girişindeki kıyı
şeridinin, GELİBOLU'daki kahraman ve fedakar Anzak ve Türk
kuvvetlerinin anısına seçilmiş olması özellik arz eder. Bu alan
Anzak Koyunun tüm coğrafi şartlarına benzemesinin yanısıra
Wellington P. Taburunun 1914 yılında Ortadoğu’ya gitmek üzere
ayrılmasından önce eğitim gördüğü yerdir.

Bu bildiriler doğrultusunda her üç
ülkede de hazırlıklara başlandı. Avustralya ve Yeni Zelanda
Hükümetleri aldıkları kararların tümünü uygulamaya koydular. 25
Nisan 1985 günü Türk Dışişleri Bakanının başkanlığındaki bir heyetin
de katıldığı törenlerle Avustralya ve Yeni Zelanda'da bildirilerde
belirtilmiş olan park ve kıyılara ATATÜRK ve GELİBOLU isimleri
verildi. 2 nci Kor. K. lığınca Anzak Koyundan alınıp Ankara'ya,
oradan da Avustralya'ya gönderilen çakıl ve toprak Canberra'daki
ATATÜRK Anıt bahçesinde özel bölmesine kondu. Buralara ******'ün
sözleri yazıldı.Aynı gün Türkiye'de de KABATEPE Tanıtma Merkezi ve
Anzak Koyu'nda Türk Avustralya ve Yeni Zelanda Hükümetlerini temsilen
her üç ülkenin bakanlarının ve çok kalabalık bir yerli ve yabancı
Basın ve TV mensuplarının katıldığı törenler yapıldı. Aynı gün
yazıtın açılışı yapıldı. GELİBOLU Muharebelerine katılmış ve hala
hayatta olan gazilerimiz bu yazıtın önünde kucaklaşıp kaynaştılar.

25 Nisan 2000 tarihinde Çanakkale
Savaşlarının 85 yıldönümü törenleri icra edilmiştir. Anzaklar
yazıtına, Avustralya'da ve Yeni Zelanda'da olduğu gibi Ulu ATA'nın
Şu sözleri yazılmıştır:

“BU MEMLEKETİN TOPRAKLARI ÜSTÜNDE KANLARINI DÖKEN KAHRAMANLAR :
BURADA DOST BİR VATANIN TOPRAĞINDASINIZ. HUZUR VE SÜKUN İÇİNDE UYUYUNUZ.
SİZLER MEHMETÇİKLERLE YAN YANA, KOYUN KOYUNASINIZ.
UZAK DİYARLARDAN EVLATLARINI HARBE GÖNDEREN ANALAR ;
GÖZYAŞLARINIZI DİNDİRİNİZ, EVLATLARINIZ, BİZİM BAĞRIMIZDADIR.
HUZUR İÇİNDEDİRLER VE HUZUR İÇİNDE RAHAT RAHAT
UYUYACAKLARDIR. BU TOPRAKTA CANLARINI VERDİKTEN SONRA ARTIK
BİZİM EVLATLARIMIZ OLMUŞTUR.
ATATÜRK 1934”


KANLI SIRT ANITI YAZITI :
Üzerinde kanlı muharebelerin cereyan ettiği ve bu nedenle
“KANLI SIRT” adını alan bu sahada şimdi bir yazıtımız yükselmekte ve
üzerinde şu cümleler okunmaktadır.

ANZAK Kolordusu, 6 - 7 AĞUSTOS 1915'de
ANAFARTALAR Bölgesine çıkarma yapan 9 uncu İngiliz Kolordusunun
hedefine ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla, 19 ncu ve 16 ncı
Tümenlerin savunduğu Arıburnu Cephesindeki Türk Kuvvetlerini yerinde
tutmak için taarruz etti. 16 ncı Tümen birlikleri, çok çetin geçen
çarpışmalarda 1.520 şehit 4.750 yaralı verilmesine rağmen
KANLISIRT’ı kahramanca savundu. On binlerce şehidimizin yatmakta
olduğu KANLISIRT Bölgesinde şu anda herhangi bir şehitlik
bulunmamaktadır. Buradaki muharebelere katılanların ve çevre köylüsünün
anlattığına göre çok eskiden burada, şimdiki (Lone Pine) anıt
mezarlığının güneyinde, etrafı tel örgü ile çevrili mezarlık halinde
bir şehitlik varmış. Zamanla ağaçlandırmanın da etkisiyle sınırları
kaybolmuş ve bu bölgede kabirleri belli olmayan 7.164 şehidimizin
yattığı, ayrıca ECEABAT Rumları tarafından yıkılan ve kitabesinde:

“Ey zair .. Kaçan İngiliz, kalan Türk'e şan ve şeref bıraktı. Bunu en
çok şu sırtta gömülmüş kalmış binlerce kahramana borçlu olduğunu
unutma.” yazılı olan bir de ŞEHİT ASKER ABİDESİ olduğu
anlatılmaktadır.
YARBAY HÜSEYiN AVNİ VE YÜZBAŞI MEHMET ŞEHİTLİĞİ:
KANLISIRT’ın bir kilometre doğusunda MERSİNLİ Derenin
zeytinlik bölgesindedir: 57 nci Piyade Alay Komutanı Yarbay Hüseyin
AVNİ Bey'e (Emekli Orgeneral Tekin ARIBURNU'nun babasına) aittir.
Etrafı çevrili ve mermer kaplı mezarın üzerinde “Kahraman 57 nci
Piyade Alayının Komutanı Yarbay Ali oğlu Hüseyin Avni MANASTIR.
Şehadeti 31 TEMMUZ 1331 - 13 AĞUSTOS 19l5 Fatiha” yazılıdır.

Ayrıca, Alayın aldığı madalyaların ve
Alay borazancısının resimleriyle, Alay'a ait dört foroğraf özel
çerçeve ve mika muhafaza altında mezarın muhtelif yerlerine
konmuştur. Kabrin bir kenarında dikili duran ve üzerinde saçtan Türk
bayrağı bulunan levhada şunlar yazılıdır:

“ 57 NCİ ALAY TÜM ŞEHİTLERİ İÇİN FATİHA.”


57 NCI ALAY ******’ün Büyük Nutkunda sözünü ettiği Arıburnu
Muharebelerinde tümü Şehit düşen ünlü Şehitler Alayıdır, 25 NİSAN
1915'de Arıburnu kıyılarına çıkarak Conkbayırı Kocaçimen tepelerini
almak üzere olan Anzak Kolordusuna yaptığı devamlı süngü hücumları
ile 20 bin kişilik ANZAK birliklerini denize kadar sürmüştür,
Anafartalar muharebeleri süresince çok kanlı taarruz ve hücumlarla
Conkbayırı, Kocaçimentepe mevziinin Anzaklar eline geçmesine mani
olmuş, bütün cepheyi korumuştur.

YÜZBAŞI MEHMET ŞEHİTLİĞİ:
KANLISIRT-CONKBAYIRI yolunun kenarında, Quinn POST isimli
İngiliz Mezarlığının karşısında, etrafı duvarlarla çevrili 40
metrekare kadar genişlikte bir mezar vardır.

Burası Arıburnu Muharebelerinde şehit
düşen 27 nci Alay’dan Yüzbaşı Mehmet’in mezarıdır. Yüzbaşı Mehmet,
şehit olurken karşı tarafın bir subayını da öldürmüş ve iki subayın
cesetleri birbirine sarılmış halde bulunmuştur. Şehit olduğu yere
gömülen Yüzbaşı Mehmet’in mezartaşında :

“1915 27 nci Alay Yzb. Mehmet”
yazılıdır. Bu şehitliğin yapım tarihi belli değildir. Mezar taşının
yan tarafında ise Yzb. Alaaddin yazılıdır.

MEHMET ÇAVUŞ ANITI :

ÇANAKKALE Savaşlarında bir değil
birçok Mehmet Çavuş vardır. Bu anıt 1919 yılında yapılmış olup 650
şehidi temsil eder. 600 metrekarelik bir alanda yapılmıştır.

Anıt Mehmetçiğin ölüm pahasına
savunduğu SERÇETEPE, KANLISIRT ile tek ikmal yolu olan ŞARAPNEL
Vadisinde tamamen hakim olup Türkler ve İngilizler için önemli idi.
Her iki taraf da elinde bulundurmayı istiyordu. Bundan dolayı burada
çok kanlı çarpışmalar olmuştur. Bu savaşlarda her iki taraf da
birbirlerine birkaç metre mesafeye kadar yaklaşmışlardır. En kanlı
savaş 25 NİSAN 1915 günü olmuştur.(İlk çıkarma günü).


Öyküsü şöyledir : KABATEPE önlerine çıkarma yapılacak yeri
belirlemek için 24 NİSAN günü bu sahilin biraz açığına bir şamandıra
konulmuştur. Aynı gün akşamı, bu bölgede kıyı gözetlemesi yapan
Mehmet Çavuş, güneşin batışı sırasında denizde parlayah bir cisim
görür. Arkadaşlarına bu cismin yanına gitmek istediğini, çünkü
bundan şüphelendiğini söyler. Yüzme bilen bir arkadaşı ile beraber bu
cismin yanına gider. Bunun deniz dibine tespit edilmiş fosforlu bir
şamandıra olduğunu görür. Arkadaşı bunu hemen batırmayı ya da alıp
karaya çıkarmayı teklif eder. Mehmet Çavuş ise bu fikri beğenmez.
Bunun İngilizler tarafından konulmuş bir işaret olduğunu anlamıştır.
O halde düşmanı şaşırtmak lazımdır. Şamandıranın ipini keser ve
serbest bırakır. 25 NİSAN sabahı çıkarma şamandıranın bulunduğu yere
ARIBURNU bölgesine yapılır. Kayalık bir yer olan bu bölgeye çıkılmasına
sebep olur. Böylece Mehmet Çavuşun yaptığı bu akıllıca iş Çanakkale
savaşlarının sonucu üzerinde büyük etki yapar.

Anıt, Mermerden yapılmış olup, bakımlı ve güzeldir. Anıtın üç yönündeki kitabelerde şunlar yazılıdır :

Kuzeyinde : Boğazın ilk bombardımanı 19 Şubat 1915, Donanma ile Boğazın zorlanması 18 Mart 1915.

Doğusunda : Arıburnu ve Seddülbahir’e ilk çıktıkları gün 25 Nisan 1915. Seddülbahir’den çekildikleri gün 10-11 Kanun 1916.

Batısında : Anafartalar’a ilk çıktıkları gün 7 Ağustos 1915 Anafarta ve Arıburnu’nda çekildikleri gün 10-11 Kanun 1916.

Mehmet Çavuş anıtından güneye doğru
giden yol, birden biter. Aşağıya bakıldığında doğanın bir harikası
görülmektedir. Burası Arıburnu yarları olarak bilinen ve ANZAKLAR’ın
ilk çıktıklarında karşılaştıkları yerdir.

25 NİSAN 1915 sabahı Bombasırtı’ndan
hücuma kalkan bazı birliklerimiz, arazinin fundalık oluşu ve iyi
bilinmemesi sebebi ile büyük bir coşku ile koşarken arazinin
durumunu farkedememiş ve boşluğa uçmuşlardır. Ana komuta gemisi Queen
Elizabeth’den dürbünle çıkarmayı (sahili) seyretmekte olan General
Hamilton, ilk bu anı, “Gelibolu Günlüğü” isimli hatıratında şöyle
bahsetmektedir : “Türkler çok cesur ve iyi savaşan insanlar. Karada
hırsla üzerimize saldırdıkları yetmiyormuş gibi, şimdi de uçarak
üzerimize geliyorlar.”

26 ŞUBAT 1915 günü boğazın denizden
zorlanması sırasında düşman, donanma toplarıyla bataryalarımızı
döverken, SEDDÜLBAHİR’e de bir akıncı müfrezesi çıkarır. Bu
müfrezeye takımı ile karşı koyan ve geri püskürten Mehmet Çavuş’u
Mustafa Kemal, (o sıralarda ECEABAT’a yeni gelmişti.) hatıralarında
şöyle anlattı :

“Gece karanlığında yaralıları
dolaştığım sırada Mehmet Çavuş adında birinin takımıyla düşmana
atılışında, elindeki silahının kullanılmaz hale gelmesinden hücumuna
taş ile devam ettiğini öğrendim. Emsallerine örnek olur
düşüncesiyle hemen orada, kendisinin nişanla taltifini yukarı makamlara
yazdım. Sonraları çok nam kazanan Mehmet Çavuş budur.

Bundan başka, GELİBOLU muharebelerinde
“Bombacı Mehmet Çavuş” adlı birinin kahramanlıkları da anlatılır.
Karşılıklı siperlerin yasak olduğu kesimlerde, özellikle KANLISIRT
ve CONKBAYIRI bölgelerinde (buralardaki mevziler arası 30-40 m,
hatta bir ara 8-10 metreye kadar düşmüştü. İngilizler bol miktarda
el bombası kullanıyorlardı. Birliklerimizde ise son derece kısıtlı el
bombası vardı. Bazı gözü pek erlerimiz, mevzilerine düşen el
bombalarını hemen kapıp, patlayıncaya kadar geçen beş-altı saniyelik
kısa süre içinde tekrar geldiği yere, geri atıyorlardı. İşte
bombacı Mehmet bunların ünlülerinden biriydi. Türk siperlerine düşen
pek çok bombayı gerisin geriye düşman mevzilerine geri atmış,
arkadaşlarının hayatını kurtardığı gibi, sayısı belirsiz düşman askerini
de saf dışı etmişti. Onun için bu tür bombaları atmak adeta oyuncak
olmuş, bundan zevk duymaya başlamıştı.

Gene bir gün bombayı düşmana geri
gönderirken, nasıl olduysa biraz gecikmiş ve bomba sağ elinde
patlamıştır. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mehmet Çavuş
gözlerini açtığında sağ kolu yoktu. Artık bomba atamayacağı için
üzüldü, gözlerinden yaşlar boşandı. Ne var ki o, BombacıMehmet Çavuş
olarak cephede nam salmıştı. Hastaneden çıkınca tekrar eski
birliğine gönderilmesini istedi ve cephe gerisinde, taş ve bomba
kullanarak sol eli ile günlerce çalıştı. Artık formunu bulmuştu.
Bölük Komutanına çıkıp bomba atacağı en ön siperlerde
görevlendirilmesini istedi. Tek kolu ile nice bombaları gene düşmana
iade etmeyi başardı. Mehmet Çavuş sonunda gene bomba atarken şehit
oldu.

“Kaldırdı dipçiğini Memiş
Bir top mermisi kolunu uçurdu ansızın
Al kanı sardı dört yanını
Neylersin Hak böyle demiş,”


KEMAL YERİ ANITI:

CONKBAYIRI’nın güneyinde, KOCATEPE
Köylü ile KANLISIRT arasında kalan ve KABATEPE dahil geniş bir
bölgeyi gözetleme ve kontrol altına altında tutabilen KEMAL YERİ,
Mustafa Kemal’in çıkarma başlayıncaya kadar araziyi tetkik ve harita
çalışması yaptığı yer, 26 NİSAN-17 MAYIS 1915 tarihleri arasında 19
ncu Tüm. Komuta yeri olarak kullanılmış, Arıburnu muharebelerini
buradan idare etmiştir.

10 MAYIS 1915 günü burada bir çukurda
harita ve arazi incelemesi yapan Mustafa KEMAL’e o zamanki 3 ncü
Kor. Kur. Bşk. Kur. Yb. Fahrettin Bey (ALTAY) orada ne yaptığını
sorar. Mustafa KEMAL cevaben : Bölgeyi incelediğini ve bulunduğu
yerin ismini araştırdığını söyler.

Bunun üzerine Fahrettin ALTAY da,
mademki bir isim bulamadın, o halde buranın adı KEMAL YERİ olsun
demek suretiyle buraya tarihi ismi verilmiştir. (Ş. Süreyya
AYDEMİR’in TEK ADAM 2. cilt).

3 ncü Kor. Komutanı Esat PAŞA (Esat BULKAT veya Yahya
Kahramanı Esat PAŞA) anılarında, Mustafa KEMAL’I ziyaret için buraya
geldiğini, lüks bir otel odası gibi çok güzel ve zevkle döşenmiş
bir karargahla karşılaştığını belirtir. Hatta burayı çok
beğendiğini, kendisinin devamlı olarak kullanmak istediğini
söylediğinde, Mustafa Kemal’in çok memnun olduğunu ve derhal teslim
ederek daha yukarıda “Su Yatağı” mevkiinde kendine yeni bir karargah
yeri hazırladığını yazmaktadr.

Şimdi buraya 1982 yılında bir yazıt dikilmiştir. Üzerinde şu sözler bulunmaktadır.

“ BENİMLE BERABER BURADA MUHAREBE EDEN
BÜTÜN ASKERLER, KESİN OLARAK BİLİNMELİDİR Kİ, BİZE VERİLEN NAMUS
GÖREVİNİ EKSİKSİZ YAPMAK İÇİN BİR ADIM GERİ GİTMEK YOKTUR. UYKU,
DİNLENME ARAMANIN, BU DİNLENMEDEN YALNIZ BİZİM DEĞİL, BÜTÜN
MİLLETİMİZİN SONSUZA KADAR YOKSUN KALMASINA NEDEN OLACAĞINI HEPİNİZE
HATIRLATIRIM.”

ATATÜRK’ÜN SAATİNİN PARÇALANDIĞI YER :

ÇANAKKALE Savaşlarında Mehmetçiğin
saldırısını ön safta izler ve yönetirken bir şarapnel parçasının
göğsüne çarparak bir rastlantı eseri cebindeki saatine gelerek
saatinin parçalandığı ve böylece bu büyük komutanın hayatının
kurtulduğu yerdir. Bu olay 65 santimetre çapında 4 adet beton küre ile
saptanmıştır. 10 AĞUSTOS 1915 sabahı saat 04.30 da başlayan
taarruzumuz (süngü hücumu) olanca şiddetiyle devam ederken, Mustafa
KEMAL ve komuta heyetindeki diğer subaylar burada bulunuyor ve
durumu yakından izliyorlardı. Yanında bulunanlardan Alay Komutanı
Yb. Servet Bey (Tuğg. Servet YURDATAPAN) olayı şöyle anlatır :

“Düşmanın şiddetli topçu ateşi
başladıktan sonra Mustafa KEMAL’in elini birden göğsüne götürdüğünü
gördüm. Heyecanımı sezip, parmağını ağzına götürerek bana susmamı
işaret etti.”


ATATÜRK ise anılarında bu olayı şöyle yazmaktadır : “Gökten
şarapnel, demir parçaları yağıyordu. Büyük çaplı deniz topçularının
tam isabetli daneleri yerin içine girdikten sonra patlıyor,
yanımızda, kenarımızda büyük lağımlar açıyordu. Bütün Conkbayırı
yoğun dumanlar ve ateşler içinde kaldı. Herkes tevekkülle işin
sonunu bekliyordu. Çevremiz şehitler ve yarılılarla doldu. Muharebe
alanında bir şarapnel parçası ğöğsünün sağına çarptı. Cebimde
bulunan saati paramparça etti, vücuduma girmedi. Yanlız, derince bir
kan lekesi bıraktı.

Aynı gün akşama doğru karargahta Ordu
Komutanı Liman Von SANDERS Paşa ile karşılaşan ve yapılan süngü
hücumunu anlatan Mustafa KEMAL, “Bu saat benim canımı kurtardı.
Müsaade ederseniz bugünkü muvaffakiyetin hatırası olarak bu saati
size takdim edeyim.” der ve parçalanmış saatini çıkarıp Ordu Komutanına
verir. Liman Paşanın heyecandan titrediği, gözlerinin buğulandığı
görülür. Yürekten kopan bir teşekkürle uzatılan saati alır ve
karşılığında, ailesinin soyluluk armasını taşıyan kendi altın
saatini verir.


ATATÜRK’ÜN 8/9 AĞUSTOS 1915 GECESİNİ GEÇİRDİĞİ YER :

Burası CONKBAYIRI’nda (ÇANAKTEPE’de)
dir. Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı olduğu günün gecesi
ertesi gün ve onu izleyecek 10 AĞUSTOS zaferinden önce dinlenmek ve
zinde olabilmek için geceyi burada geçirmiştir. Bu nedenle buraya
bir levha dikilmiştir. Bu levhada : “ATATÜRK, 8/9 AĞUSTOS 1915 gecesini
burada geçirmiştir.” diye yazılıdır.

MUSTAFA KEMAL’İN TAARUZ EMRİNİ VERDİĞİ YER :

Mustafa Kemal’in 10 AĞUSTOS sabahı,
arkasında saldırmak heyecanı ile dolu Mehmetçiğe kırbacını havaya
kaldırarak saldırı emrini verdiği yerdir.CONKBAYIRI’nda,(ÇANAKTEPE’de)
olup görüş sahası geniş ve Arıburnu’na hakimdir. Buraya bir levha
dikilmiştir. Üzerinde: “ATATÜRK, burada taaruz emrini vermiştir.”
diye yazılıdır.


MEHMETÇİK PARKI ANITI YAZITLARI :

CONKBAYIR’nda küçük bir tepeciğin
etrafına dikilmiş 5 adet yazıt bulunmaktadır. Bunlar, Mehmetçik
Parkı Anıtı’nın CONKBAYIRI yazıtlarıdır. Batı yönündeki yazıttan
başlamak üzere saat yelkovanı isitkametinde sırasıyla okunduğu
taktirde, Arıburnu-Conkbayırı bölgesinde cereyan edene muharebeler
hakkında özet bilgi elde edilebilir.

Yazıtların geometrisine dikkat
edildiğinde, geniş tabanlı temellere oturtulmamış olduğu dikkati
çeker. Bu durum; içinde hala kemik ve kurşun çıkan toprağa en az
müdahale ana fikrinden kaynaklanmaktadır.

Halen Tarım ve Orman Bakanlığı’na
bağlı “Milli Park Müdürlüğü’nce” Projeye uygun olarak yapımı
sürdürülen Mehmetçik Parkı Anıtının ilk yazıtı 10 AĞUSTOS 1981
yılında Sayın Cumhurbaşkanı Kenan EVREN tarafından açılmış diğer
dört yazıt da 1984 yılında tamamlanmıştır. Yazıtlar da şu sözler
yazılıdır :


1 NCİ YAZIT :

19 NCU PİYADE TÜMEN KOMUTANI KURMAY
YARBAY MUSTAFA KEMAL (ATATÜRK) 25 NİSAN 1915 GÜNÜ DÜŞMANIN
ARIBURNU’NA ÇIKARTMA YAPTIĞI ÖĞRENİNCE KENDİ İNSİYATİFİ İLE 57 NCİ
PİYADE ALAYINI BÖLGEYE SEVKETMİŞ, BU ARADA KIYI ÖRTMESİ YAPAN CEPHANESİ
BİTMİŞ ÇOK AZ SAYIDAKİ ERLERE YAPTIRDIĞI SÜNGÜ HÜCUMUYLA KAZANILAN
ZAMAN İÇİNDE YETİŞEN ALAYA MEVZİ ALDIRARAK DÜŞMANI CONKBAYIRI’NA
ULAŞAMADAN DURDURMAYI BAŞARMIŞTIR.

2 NCİ YAZIT :

MUSTAFA KEMAL (ATATÜRK) 25 NİSAN 1915
SABAHI CONKBAYIRI’NA DOĞRU İLERLERKEN DÜŞMANA KARŞI, 57 NCİ PİYADE
ALAYI İLE TAARUZA BAŞLARKEN: “BEN SİZE TAARUZU EMRETMİYORUM, ÖLMEYİ
EMREDİYORUM, BİZ ÖLÜNCEYE KADAR GEÇECEK ZAMAN ZARFINDA, YERİMİZE
BAŞKA KUVVETLER GELİR. BAŞKA KOMUTANLAR HAKİM OLABİLİR.” EMRİNİ
VERMİŞTİR. BUCOŞKU İLE ŞAHLANAN MAHMETÇİKLER, DONANMANIN YOĞUN VE
ETKİLİ ATEŞİ ALTINDA YILMADAN SÜRDÜRDÜKLERİ TAARUZLARIYLA DÜŞMANI
CESARETTEPE’YE KADAR GERİ ATMIŞLARDIR.



3 NCÜ YAZIT :

ARIBURNU’NDAKİ DÜŞMAN KUVVETLERİ,
ALDIKLARI TAKVİYELERLE DAHA DA GÜÇLENMİŞ OLARAK 6 AĞUSTOS 1915 GÜNÜ
CONKBAYIRI’NA DOĞRU YENİDEN TAARUZA BAŞLAMIŞLARDI. GECE GÜNDÜZ
ARALIKSIZ DEVAM EDEN KANLI MUHAREBELER SONUNDA, İKİ TARAF DA AĞIR
KAYIPLAR VERMİŞ VE DÜŞMANI 9 AĞUSTOS 1915 AKŞAMI CONKBAYIRI TEPELER
HATTINA 25 METRE MESAFEDE DURDURMAYI BAŞARMIŞTIR.

4 NCÜ YAZIT’DA :

10 AĞUSTOS 1915 SABAHI TÜRK KARŞI
TAARRUZU SİPERLER YAKIN OLDUĞUNDAN SÜNGÜ HÜCUMU İLE BAŞLAMIŞTIR.
DÜŞMAN DONANMA TOPÇUSUNUN CONKBAYIRI’NDAKİ MUHAREBELER SIRASINDA
GÖZETLEME YERİNDEN BİR AN BİLE AYRILMAYAN ANAFARTALAR GRUP KOMUTANI
ALBAY MUSTAFA KEMAL’İN BİR ŞARAPNEL MİSKETİ İLE PARÇALANAN CEP SAATİ
HAYATINI KURTARMIŞ VE DÜŞMAN BU TAARRUZ SONUNDA AĞILDERE’SİNE KADAR
GERİ ATILMIŞTIR.

5 NCİ YAZIT’DA :

DÜŞMAN KUVVETLERİNİN, GELİBOLU
YARIMADA’SININ EN ÖNEMLİ BÖLGESİ VE DORUK NOKTASI OLAN CONKBAYIRI’NI
ELE GEÇİREREK TÜRK KUVVETLERİNİ İKİYE BÖLMEK VE ÇANAKKALE BOĞAZI’NI
ELE GEÇİRMEK AMACIYLA GİRİŞTİKLERİ DEVAMLI SALDIRILARI, KAHRAMAN
TÜRK ASKERİNİN BÜYÜK CESARET VE GAYRETLE YAPTIĞI SAVUNMA HAREKATI
KARŞISINDA BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANMIŞTIR. BU BÖLGEDE CEREYAN EDEN
MUHAREBELERDE ; TÜRK ORDUSU 9.200 ŞEHİT, DÜŞMAN 12.000 KAYIP
VERMİŞTİR.



ÜSTEĞMEN NAZİF ÇAKMAK ŞEHİTLİĞİ :

CONKBAYIRI’nın doruğunda etrafı
duvarla çevrili çevresi ağaçlıklı olup Mareşal Fevzi ÇAKMAK’ın
kardeşi için 1919 yıyında yapılmıştır.

CONKBAYIRI’nı ele geçirmek için 26 TEMMUZ 1915 günü ANZAK’lara karşı yapılan süngü hücumu sırasında şehit olmuştur.

Kitabesinde şunlar yazılıdır :
“Mareşal Fevzi ÇAKMAK’ın kardeşi. Üstğm. Nazif ÇAKMAK burada,
bölüğünün önünde süngü hücumu ile düşman siperlerine atıldığı sırada
şehit olmuştur : 26 TEMMUZ 1915”


KOCAÇİMEN TEPE :

Kocaçimen Tepe 304 metre rakımı ile,
daha kuzeydoğuda bulunan KÖMÜRTEPE (404 metre) den sonra GELİBOLU
Yarımadasının en yüksek yeridir. Buradan kuzey bölgesi tamamen
görülebilmektedir. Yarımadanın kuzeyinde
(Arıburnu-Conkbayırı-Anafartalar’da) cereyan eden muharebelerin
tümü, bu kritik arazi kesiminin elde tutulması veya ele geçirilmesi
için yapılmıştır.


25 NİSAN 1915 sabahı çıkarmanın
başladığını öğrenen ve top seslerini duyan Mustafa KEMAL, bu tepenin
önemini çok iyi bilen bir kişi olarak, doğruca buraya gelmiştir.
Ancak, burasının işgal edilmemiş olduğunu görünce rahatlamış, daha
sonra BESİMTEPE ve CONKBAYIRI’na geçmiştir.

Şimdi üzerinde Orman Bölge Müdürlüğüne
ait yangın ihbar kulesi bulunan KOCAÇİMEN Tepe’ye yörenin su
ihtiyacını karşılayacak olan bir de su deposu yapılmıştır. Ayrıca,
tarihi Milli Park Projesi meyanında buraya bir Anıt-Yazıt inşası
planlanmıştır.


KABATEPE TANITMA MERKEZİ VE MÜZE :

Tarihi Milli Park Projesine uygun
olarak KAVAKSIRTI üzerine, ECEABAT-KABATEPE ANAFARTALAR yolu
kenarına “TANITMA MERKEZİ” tören alanı ve personel lojmanları inşa
edilmiş, ALÇITEPE Köyündeki Salim MUTLU’nun savaş eserleri
kolleksiyonu devlet tarafından satın alınmak suretiyle burada
sergilenmeye başlanmıştır.

Her yıl 25 NİSAN ve 10 AĞUSTOS
tarihlerinde yapılan törenler burada icra edilmektedir. Her geçen
gün, proje doğrultusunda Tanıtma Merkezinin noksanlıkları
giderilmektedir. Tören alanının taş kaplaması, park yerleri, çevre
düzeni bitirilmiştir. Bunlara ilaveten bir de anıt yapılacaktır.

Tanıtma Merkezinin çevre tanziminde
dekoru tamamlanmak üzere bu bölgedeki Türk birliklerinin (27 nci
Alay birliklerinin) mevzilerini temsilen müze binasının doğusuna
çepeçevre siperler yapılmıştır. Bu siperlerin Conkbayırı’ndakiler
gibi, o zamandan kalan resimlerden yararlanılarak, mümkün mertebe
gerçeğe uygun olmasına çalışılmıştır. Ayrıca, GELİBOLU
Muharebelerinin cereyan ettiği yerlerin tümüne, önce Türk, bilahare
yabancı birliklerin mevzilerini temsilen siperler zamanla inşa
edilecektir.

ÇAMBURNU ŞEHİTLİĞİ

Anıt 1962 yılında ÇANAKKALE Şehitleri
Abidelerine Yardım Derneği tarafından yaptırılmıştır. ECEABAT ile
KİLİTBAHİR arasındadır. Balkan Harbi ve ÇANAKKALE Şehitleri adına
tesis edilmiştir. Şehitlikteki anıtın üç yönünde mermer kitabeler
üzerinde şunlar yazılıdır :

Doğu yönünde : Bu anıt 1962 yılında Çanakkale Abidesine Yardım Derneği tarafından inşa ettirilmiştir.

Güney yönü : Burada Balkan ve ÇANAKKALE harplerinde yaralanarak şehit düşen binlerce kahraman yatar.

Kuzeyinde :
Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sakıt yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Necmettin HALİL


İSİMSİZ TOPÇU YÜZBAŞI ŞEHİTLİĞİ :

Bu şehitlik KİLİTBAHİR Köyüne 1.300
metre mesafededir. ECEABAT’dan KİLİTBAHİR’e giderken yolun biraz
yukarısında bulunan şehitlikte yatanın bir Topçu Yüzbaşısına ait
olduğu söylenmektedir. Bunun için adı Topçu Yüzbaşı Şehitliği olarak
bilinmektedir.

50 metrekarelik bir alanı kapsayan şehitlik yoldan görülebilmektedir.



İSTİHKAM YÜZBAŞI TAHİR BEY ŞEHİTLİĞİ :

Tabyası önünde (Deniz Piyade Birliği giriş kapısı), Kilitbahir köyüne bir kilometre mesafede ve yol üzerindedir.

Bindiği araç mayına çarpınca devrilip şehit olan bir İstihkam Yüzbaşıya aittir.

Kitabesinde şunlar yazılıdır :

“1331 yılında bindiği kayığı mayına
çarpıp vazife uğruna şehit düşen İstihkam Yüzbaşı Tahir’in aziz ruhu
şad olsun. Elfatiha.”

MECİDİYE ŞEHİTLİĞİ :

KİLİTBAHİR Köyüne 1 km. mesafededir.
Adını hemen yakınındaki MECİDİYE Tabyasından almıştır. Bu şehitlikte
yatan 16 personel de aynı tabyanın personelidir. 18 MART 1915 günü
şehit olmuşlardır. Ayrıca şehitlik dışında bir mezar daha
bulunmaktadır.

Şehitlik ilk kez 1919 yılında
yapılmıştır. 1962 yılında ÇANAKKALE Şehitler Abidesine Yardım
Derneği tarafından bugünkü şekli verilmiş ve yolu Kor. lığınca
açılmıştır. Şehitlik 70 metrekarelik bir alandadır. (9.75x7m) Anıt’ın
üzerinde sırtında 215 okkalık (275.8 kg) (bir okka 1283 gr) top
mermisi taşıyan EDREMİT’li Mehmet oğlu SEYİT onbaşının kabartma
resmi bulunmaktadır.

Şehitliğin yanındaki tek kişilik
mezarın ; aynı tabyadan firari bir ere ait olduğu, muharebe
başlayınca kendiliğinden dönüp savaşa katıldığı ve arkadaşları ile
birlikte şehit olduğu, ancak firar suçunu işlediği için böyle ayrı
gömüldüğü rivayet olunur.


HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ :

KİLİTBAHİR Köyünün güney doğusunda ve
köye 3 km. mesafededir. Havuzlar mevkiinde olduğundan bu adı
almıştır. Burası aynı zamanda bir mesire yeridir. Şehitlik 175
metrekarelik bir alan içinde ve 6 metre yüksekliktedir. 1960-1961
yıllarında Çanakkale Şehitleri Abidesi Yardım Derneği tarafından
yaptırılmıştır. Şehitlik sütun ve kaidesinin dört bir tarafında
birer kitabe bulunmaktadır.

KEREVİZDERE Muharebelerinde şehit düşen iki subay ile sekiz erbaş ve er adına yaptırılmştır.

Kitabelerde yazılı olanlar şunlardır :

Batı yüzünde : Çanakkale Şehitleri Abidesi Yardım Derneği tarafından inşa edilmiştir. (1960-1961) yazılıdır.

Kuzey yüzünde : 1915 Kerevizdere Şehitleri :
1. 2 nci Fırka Erkanı Harp Yzb. Kemal, 2. 126 ncı Alay
Yaveri Selanik’li Mülazım İsmail, 3. Kırşehir’li İbrahim Oğlu
Hüseyin Çavuş, 4. Nasuh Onbaşı, 5. Kalecik’li İbrahim Oğlu Hüseyin,
6. Eskişehir’li Mehmet Oğlu Abdurrahman, 7. İnegöl’lü Mehmet Oğlu
Mustafa, 8. Ankara’lı Kadir Oğlu Sadık, 9. Konya’lı Mikeil Oğlu S.
Ali, 10. Çankırı’lı Elvan Oğlu İbrahim.



Doğu yüzünde : “ 2 nci Fırka
Komutanlığı 20 Haziran 1915 tarihli Müdafaa emrinden ilahi dini ve
millet ve uğrunda fedayı can ederek rütbeyi şahadeti ihraz
edenlerindir. O makam muallaya ulaşanlar kollarını açmış bizleri
bekliyor. Koşunuz oraya, hep beraber koşalım ki vatan kurtulsun. 2
nci Fırka K. Yrd. Erkanı Harp Yzb. Kemal.”

Güney yüzünde :
Azmeyliyerek millet için canı fedaya
Koşmuşlar o günlerde büyük borcu edaya.
Tazimleri takdime yetersiz kalır insan
Bir Fatiha bir minneti söyle şühedaya.
Nail MELİK


ALÇITEPE(KİRTE) ŞEHİTLİĞİ :

ALÇITEPE Köyüyöresinde, eski adı
ŞAHİNDERE olan ŞEHİTLER Tepesinde bulunmaktadır. Onbinden fazla
şehidi kapsar. Buradaki sahra hastanesinin kalıntıları arasında
bulunmaktadır.

Şehitlik çevrilmemiş ve sınırları belirlenmemiştir. Mezarları sadece iri taşlar temsil etmektedir.

Bu şehitliğin içinde belirli bir mezar vardır. Kitabesinde şöyle yazılıdır :

“Vatanın şanlı ve genç şehidi, vazifesinin şerefli ve aziz kurbanı, Mülazimsani Ali Şadi Efendi mahdumu Mustafa Efendi.”

NURİ YAMUT ABİDESİ :

Nuri YAMUT Abidesi(Anıtı), ALÇITEPE
KİRTE Köyüne 2.750 metre mesafededir. (Köyün batısında), Orgeneral
Nuri YAMUT tarafından (Kor. K. iken) ZIĞINDERE’de şehit düşenler
adına 1943 yılında yaptırılmıştır. Bunun için Nuri YAMUT Anıtı
olarak anılmaktadır.

Toplanan şehitlerin kemikleri anıtın ortasında bulunan mermer lahdin altına gömülmüştür.

Anıt 1555 metre karelik bir alanı
(41.8x37.2 metre) kapsamaktadır. Kaidesi 17x15 m., yüksekliği ise
8.5 m.’dir. Etrafı duvarla çevrili ve içinde çam ağaçları vardır.



SEDDÜLBAHİR CEPHANE ŞEHİTLİĞİ (3 KASIM ŞEHİTLİĞİ) :

3 KASIM 1914 Günü denizden yapılan
bombardıman sırasında cepanelikteki barut ve top mermilerinin
patlaması sonucu şehit olan 5 subay ve 81 er burada yatmaktadır.

İlk defa 1918 yılında yaptırılmıştır.
1967 yılında köy halkı tarafından onarılmıştır. 2,5 metrekarelik bir
alanda 3.8x5.04 m. ölçülerindedir.

Kitabesinde: “3 KASIM 1914, ilk bombardımandaki savaş şehitleri:
1. Kale Komutanı Yzb. Şevki,
2. Kale Muhafızı Ütğm. Cevdet
3 .Tk. Komutanı Ütğm Hasan PALA
4. Tk. Komutanı Tğm Rıza
5. Tk. Komutanı Tğm. Eşref” yazmaktadır.

3 KASIM 1985’de ÇANAKKALE Boğaz K.lığı
ve Valinin ortak çalışması ile bu şehitliğin hemen önündeki sırtta (
Kale girişi ve okulun önüne) “3 KASIM BOMBARDIMAN ŞEHİTLİĞİ ANITI”
yaptırılmıştır.

SONOK ŞEHİTLİĞİ :

ALÇITEPE Köyünün 600 metre kadar kuzey
batısındadır. Yüksekliği 3.80 metredir. İlk defa 1915 de harbin
sonlarına doğru askeri birlikler tarafından tesis edilmiş, daha
sonra bugünkü şekle getirilmiştir.

5/6 Haziran 1915 gecesi 3 ncü KİRTE
Muharebesinde Şehit olanlar yatmaktadır. O gece 9.000 civarında
şehit verilmiş olup, bu şehitler adına dikilmiştir.

Kitabesinde şunlar yazılıdır :

“12 CM. LİK MUHASARA BATARYASI BU MEVZİDEN DÜŞMANI SÜNGÜ HÜCUMU İLE ATTI VE ÜÇÜNCÜ KİRTE ZAFERİNİ SAĞLADI. 7 HAZİRAN 1915.”

FEVZİ ÇAKMAK ANITI :

ALÇITEPE’den KEREVİZDERE’ye veya
ESKİHİSARLIK (ABİDE) sırtalarına inen yolun tepeye yakın bir
yerinde, üzerinde top mermisi kovanı olan 3 metrelik bir anıt
bulunmaktadır. Bu yer TEMMUZ 1915’den itibaren 5 nci Kolordu Komutanlığı
Mirliva (Tuğg.) Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi ÇAKMAK) tarafından
muharebe idare yeri olarak kullanılmıştır.

Çevreye dikkatle bakıldığında, bu
yerin batısını saran mevzilerin ve irtibat hendeklerinin çukurları
halen görülebilmektedir.

Yolu 1968 yılında 2 nci Kolordu Komutanlığı tarafından muntazam hale getirilmiştir.

Kitabesinde şunlar yazılıdır:

“BURASI SAYIN MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK’IN
BÜYÜK HARPTE (ÇANAKKALE MUHAREBELERİNDE) 5 NCİ KOLORDU KOMUTANI
İKEN, MUHAREBE İDARE YERİDİR. 1941”


KİLİTBAHİR KALESİ :

1452 yılında Rumeli yakasında,
Çimenlik kalesi ile beraber boğazın en dar bölümüne Fatih Sultan
Mehmet tarafından inşa ettirilmiştir. 1551 yılında Kanuni döneminde
tamirat görmüş ve daha sonra Sultan Abdülaziz tarafından restore
edilerek toplarla takviye edilmiştir. Kalenin dış duvarı 4 m., iç kale
duvarı 18 m., iç kale yüksekliği 30 m. dir. Çanakkale’ye denizden
mesafesi 1200 m.dir.

57 NCİ ALAY ŞEHİTLİĞİ :

Kanlısırttan Conkbayırına giden yol
“Lone Pine” anıtının önünden geçer, Merkeztepenin doğusundan Bomba
Sırtına ve müteakiben şehitliğe ulaşır. Bu anıt, 52 subay, 515 er ve
erbaştan oluşan ve tamamı şehit olan ünlü 57 nci Alayın anısına
1992 yılında yaptırılmıştır. 57 nci Alay bir semboldür; Çanakkale’de
çarpışan 450.000 askerden, şehit olan 253.000 şehidin her biri 57 nci
Alayın birer ferdidir.


Mustafa Kemal Paşa, “Anafartalar
Muharebatına Ait Tarihçe” adlı eserinde 57 nci Alayın yazdığı
kuhramanlık destanını şöyle anlatıyor: “biz ferdi kahramanlık
sahneleriyle meşgul olmuyoruz. Yanlız size Bomba Sırtı vakasını
anlatmadan geçemeyeceğim. Mütekabil siperler arasında mesafemiz 8 metre;
yani ölüm muhakkak, muhakkak… Birinci siperdekiler, hiçbiri
kurtulamamacasına kamilen düşüyor. İkincidekiler onların yerine
gidiyor. Fakat ne kadar şayanı gıpta bir itidal ve tevekkülle
biliyormusunuz ? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor
ve hiç bir fütur bile göstermiyor, sarsılmak yok, okuma bilenler
ellerinde Kur’anı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar.
Bilmeyenler Kelime-i Şehadet çekerek yürüyorlar. Bu Türk askerindeki
ruh kuvvetini gösteren şayanı hayret ve tebrik misalidir. Emin
olmalısınız ki Çanakkale Muharebesini kazandıran, bu yüksek ruhtur.”

SIĞINDERE SARGIYERİ ŞEHİTLİĞİ :

Şehitlik, Alçıtepe köyünün 1 km
batısındadır. Türk ve düşman kuvvetlerinden yaralanan askerler
Sığındere’de kurulan Sahra çadırlarında toplanmıştır. 40-50 bin Türk
ve düşman kuvvetlerinden yaralanan askerlerin toplandığı Sığındere’de
28 Haziran 1915 gecesi büyük bir düşman gemisinin bombardımanı sonucu
18.000 hasta, yaralı ve savunmasız, Türk askeri şehit olmuş bir o
kadar da düşman askeri ölmüştür.



YAHYA ÇAVUŞ ŞEHİTLİĞİ :
25 NİSAN 1915 sabahı Ertuğrul koyundan çıkartma yapan
düşmanın 3 Alay kuvvetine 63 kişilik takımı ile karşı koyan Ezineli
Yahya Çavuş, gün batana kadar kahramanca çarpışarak karşı koyar. Bu
kahramanlarımız o bölgeyi savunan 26 ncı Alayın 3 ncü Tabur, 10 ncu
Bölüğünün 1 nci Takımıdır. İşte bu şehitliğimiz o kahramanlarımızın
gül bahçeleridir.

Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuştular,
Tam üç Alayla burada gönülden vuruştular,
Düşman Tümen sanırdı bu şaheser erleri,
Allahı arzu ettiler, akşama kavuştular.
VALİ NAMIK MEMİK

ANZAK ANIT VE MEZARLIĞI :

CONKBAYIRI'ndaki bu Yeni Zelanda
(ANZAK) anıtı, AĞUSTOS 1915 başlarında ANZAK'ların buralara kadar
ulaştıklarını belirtmek amacı ile 952 ölü adına dikilmiştir.
Üzerinde 8 AĞUSTOS 1915 tarihi bulunmaktadır

İngiliz, Avustralyalı ve Yeni
Zelandalılar bu anıtın bulunduğu yeri (ÇANAKTEPE'yi) ele
geçirdiklerini ileri sürmektedirler. Britanya İmparatorluğu Müdafaa
Komitesi Tarih Encümeni'nin nezareti altında resmi vesikalara
dayanılarak yazılmış olan “ÇANAKKALE, GELİBOLU Askeri Harekatı'nın 2
nci cild, 206 ncı sayfasında “Wellington Taburunun CONKBAYIRI
Tepeler hattını ele geçirdiği ve askerlerin buradan boğazın
parıldıyan sularını gördüğü yazılmaktadır. Her ne kadar CONKBAYIRI -
KOCAÇİMEN Hattına ulaşmak ve ÇANAKKALE Boğazının (Kilye Koyu - Nara
Burnu arası görülmektedir) parıldıyan mavi sularını seyretmek her
ANZAK askerinin parolası, ideali ve hülyası olmuşsa da bunun çok
kısa süreyle pek azı gerçekleştirebilmiştir.


Zira, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı
arşivinde mevcut belgeler ve bunlara dayanılarak yazılan (ÇANAKKALE
CEPHESİ HAREKATI) isimli kitapta (Sayfa 341- 380, Harita 39-44
EK-14) ANZAK’ların AĞUSTOS 1915 başlarında Conkbayırı bölgesinde
yaptıkları taarruzlar tetkik edildiğinde, Conkbayırı Tepeler
hattının (haritalarda Çanaktepe” olarak gösterilen ve şimdi ANZAK
Anıtının bulunduğu doruk noktasının, hiçbir zaman Türklerin elinden
çıkmadığı, 10 AĞUSTOS günü süngü hücumu hazırlıklarının bu hattın
emniyet perdesi arkasında yapıldığı anlaşılmıştır.

Gerçekte; 7/ 8 AĞUSTOS gecesi saat
03.30'da CONKBAYIRI Bölgesine taarruz eden Gn. Johnston'un Tugayı
(Welch, Wellington ve Gloucestershire Taburları) hemen hemen hiçbir
mukavemetle karşılaşmadan tepeyi ele geçirmişlerdi ( ! ) Halbuki
Conkbayırı'nın Türklerin kontrolu altında olduğu ve inatla savunulduğu
biliniyordu. Ayrıca, Conkbayırı'nın alındığı bildirilen ilk haberler,
2 nci ANZAK Tüm. Komutanı Gn. GODLEY'i bir hayli ümitlendirmişti.
Ancak, öğleye doğru durum anlaşıldı. Cephenin hiç bir yerinde önemli
sayılabilecek bir başarı sağlanamamıştı ve Johnston'un Tugayı
CONKBAYIRI Sırtlarının karşı yamaçlarında (ŞAHİN T - Çiftlik)
sakıncalı bir mevzide bulunuyorlardı. 9 AĞUSTOS günü yapılan saldırıda
bir kısım ingiliz kuvvetleri (Wellington Tb. dan bazı birlikler)
CONKBAYIRI kuzeyindeki boyun noktasına kadar yanaşmayı başarmışlar
ve buradan bazı askerler boğazın sularını seyretmişlerse de şiddetli
ve etkili Türk topçu ateşi ve karşı taarruzlarla eski mevzilerine
kadar atılmışlardır.

9 AĞUSTOS 1915 günü yapılan
muharabelere Tabur K. olarak katılan ve hatta bir ara,
CONKBAYIRI'nın biraz kuzeyindeki BESİNTEPE'den çok kısa bir süre de
olsa boğazın sularını seyredebilmiş olmayı hayatlarının en büyük
mutluluğu sayan İngiliz Bnb. ALLASON hatıralarında: “Ben ömrümde
böyle bir topçu hazırlık ateşi görmedim. Mermilerin isabetindeki
sıhhat şaşılacak derecedeydi. Türk siperlerini paramparça ediyordu. O
kadar uzun zaman ve o kadar sıhhatli yapılan bu korkunç ateş ve
tahrip selinden sonra, artık siperlerde tek canlının kalmamış olacağına
hükmeden gemilerin ateş kesmesiyle Taburumun önünde ileri
atıldığımda tepede gene Türkler vardı. Aramızda vahşice bir boğuşma
başladı. Hemen yanımızdaki yüzbaşı göğsüne saplanan bir süngü ile
düşerken, ben de yaralanmışım. Bir süre boğazın mavi sularını
seyrettiğimi hatırlıyorum. Bu hayatımın en mutlu anı, tattığım
zevklerin en yücesi idi” diye yazmaktadır.

Bnb. ALLASON'un da belirttiği gibi
8-10 AĞUSTOS günleri KOCAÇİMENTEPE - BESİMTEPE - CONKBAYIRI hattı
düşmanın kara ve deniz topçusu tarafından yoğun ve etkili bir ateş
perdesi altında tutulmuştur. Bu da 8 AĞUSTOS günü CONKBAYIRI Doruk
noktasının (Anıtının bıılunduğu yerin) ANZAK'lar tarafından alınmadığını
kanıtlamaktadır. Gerek anıtın bulunduğu yer ve gerek “CHUNUK BARIŞ
Mezarlığı ATATÜRK'ün 10 AĞUSTOS taarruz emrini verdiği ve bu hücumu
yönelttiği yerler ile Türk siperlerinin girişinde kalmaktadır,

Siperler arasındaki mesafelerin 30-40,
hatta 8-10 metreye düştüğü CONKBAYIRI Muharebeleri süresince her
iki taraf (ANZAK'lar ve Türkler) birçok yiğitlikler göstermiş.
Dünyada hiçbir savaşta rastlanmamış olan centilmence davranışlarda
bulunmuşlardır. Zaman olmuş, birbirlerine su, yiyecek, sigara, tütün
atmışlar, kısa süreli ateşkeslerde (sanki savaşanlar onlar değilmiş
gibi) Şehitlerini, yaralılarını, ölülerini toplamada birbirlerine
yardım etmişler, gün olmuş ibadet edenlere (namaz kılanlar) kurşun
sıkmamışlardır. Bu mertlikleri, kahramanlıkları unutamayan ve
hayatlarının en tatlı anıları olarak anlatan ANZAK Kor. Komutanı
Mareşal BIRDWOOD, ATATÜRK'ün naaşının Etnoğrafya Müzesine nakil
törenlerine katılmış ve “EVLATLARIMIZ, ARTIK BİZİM EVLATLARIMIZDIR”
diyen bu yüce insana saygı duruşunda bulunmuştur.


FRANSIZ MEZARLIĞI :

Fransa başlangıçta ( 25 NİSAN 1915 tarihinde KUMKALE VE
BEŞİGE bölgesine çıkarma harekatı icra etmiş, ancak buradaki
kuvvetlerini geri çekmeyi müteakip SEDDÜLBAHİR bölgesine çıkarma
harekatı icra etmiş, ancak buradaki kuvvetlerini geri çekmeyi
müteakip SEDDÜLBAHİR bölgesinde İngiliz çıkarma birlikleri ile
müştereken harekata katılmıştır.(1 nci, 2 nci ve 3 ncü Kirte
Muharebeleri) Fransızlar mevcut kuvvetlerini Tümen ve Kolordu
seviyesindeki birliklerle takviye etmişlerdir. Fransa Çanakkale
Muharebeleri boyunca 47.000 civarında zayiat vermiştir. MORTO koyunun
kuzelinde TOMBABAHÇE sırtlarındaki FRANSIZ mezarlığı, kimlikleri
tespit edilebilen 120 Subay ve 2240 Erbaş ve Er için yapılmış ve
mezar taşlarında “Fransa için öldüler” yazılmıştır. Ayrıca
kimlikleri belirlenemeyen 12022 asker, beş adet toplu mezarlığa
gömülüdür.

HELLES ANITI:

Yabancılar (Özellikle Avrupalı'lar)
GELİBOLU Yarımadasının uç kısmına, yani SEDDÜLBAHİR bölgesine
“HELLESPOINT” der. (Efsaneye göre; Kral ATHAMAS'ın kızı Helen,
KAFKASYA'ya gitmek için altın postlu Koç sırtında boğazı geçerken
denize düşüp boğulur ve buraya “Hellespoint” adı verilir.)

Boğazın tam EGE Denizi girişinde
bulunan ve yarımadadaki en büyük İngiliz Anıtı olan HELLES Anıtı da
ismini buradan almaktadır. Helles Anıtı, İngiliz'lerin GELİBOLU
Muharebelerinde kaybettiği 20.763 harp ölüsünü (18.985 İngiliz, 248
Avustralya'lı, 1.530 Hind'li) temsilen dikilmiş olup, 29 ncu Kraliyet
Deniz Tümeninin karaya çıktığı yere (TEKE KOYU) ha.kim GÖZCÜBABA TEPE
üzerindedir. Yüksekliği 100 feet (30.4 metre) olan anıtın projesi
John BURNET'e aittir.



LONE PINE (Tek Çam) Anıt-Mezarlığı :

KANLISIRT üzerinde, 16 metre
yüksekliğinde kilise şeklindeki bu Anıt-Mezarlık 4228 Avustralya ve
708 Y.Zelanda Harp ölüsünü temsil eder. mezarlıkta 499’nun kimliği
belirlenemeyen toplam 1167 personel yatmaktadır.

Bu anıta “Tek Çam” denmesinin sebebi
şudur: ANZAKLAR 6 AĞUSTOS 1915 günü çok kanlı muharebeler
neticesinde bu sırtları ele geçirdiklerinde buralarda sadece bir tek
çam ağacı ile karşılaşırlar. Çünkü Türkler, mevzi inşa etmek,
gözetleme ve ateş sahası sahası sağlamak için ağaçları kesmişler ve tek
çam bırakmışlardır. Şimdi burası yeşillik, ağaçlarla dolu bir
beldedir. Ayrıca, Arıburnu muharebelerine katılmış bir askerin “Tek
Çam” diye bestelediği şarkı İngiliz Ordusu tarafından dilden dile
dolaşan sevilen bir şarkı haline gelmiş olduğu söylenir.
avatar
Leonidas*
Admin
Admin

Kişisel İleti : netinkurdu
Mesaj Sayısı : 151
Rep Gücü : 1062783
Rep Puanı : 4
Doğum tarihi : 25/01/92
Kayıt tarihi : 24/04/12
Yaş : 25
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : Futbol
Takımım : Trabzon

http://netinkurdu.mutluforums.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Çanakkale 17 Şehitler Diyarı

Mesaj tarafından Xenofanes Bir Ptsi Mayıs 14, 2012 1:22 pm

cok güzel bir paylasım ellerine saglık Smile

Xenofanes
Üye
Üye

Kişisel İleti : XénofaneS
Mesaj Sayısı : 5
Rep Gücü : 5874
Rep Puanı : 0
Doğum tarihi : 03/04/95
Kayıt tarihi : 14/05/12
Yaş : 22
Nerden : Çanakkale
Takımım : Fener

http://netinkurdu.mutluforums.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Çanakkale 17 Şehitler Diyarı

Mesaj tarafından Leonidas* Bir Ptsi Mayıs 14, 2012 1:27 pm

NE DEMEK Smile
avatar
Leonidas*
Admin
Admin

Kişisel İleti : netinkurdu
Mesaj Sayısı : 151
Rep Gücü : 1062783
Rep Puanı : 4
Doğum tarihi : 25/01/92
Kayıt tarihi : 24/04/12
Yaş : 25
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : Futbol
Takımım : Trabzon

http://netinkurdu.mutluforums.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Çanakkale 17 Şehitler Diyarı

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz